Hamilelikte Sakıncalı Hareketler

Hamilelik, ortalama 40 haftalık uzun bir maraton… Hayatın en doğal aşamalarından biri olsa da bu süre zarfında hormonal değişimlerden sosyal hayata, yeme içme rutininden uyku düzenine anne adayının tüm hayatı yeniden şekilleniyor. Bu süreçte anne adayı uzunca bir “dikkat edilmesi gerekenler listesi”yle baş başa kalıyor. Özellikle hareket konusu çok mühim! Yükseğe uzanmak, alışveriş poşetlerini taşımak, sürekli eğilip kalkmak, varsa diğer çocuğunu kucakta taşımak, ofiste hızlı hareket etmek, mola vermeden çalışmak… Tüm bu maddeler kadınların gündelik hayat temposu içinde olmazsa olmazları arasında yer alıyor. Ve hayatın doğal akışı içerisinde bu işlerin bir şekilde yapılması gerekiyor. Burada dengeyi tutturmak, gündelik hayat içerisinde risk yaratan durumlardan kaçınmak çok önemli! Uzmanlar hareket etmenin, hareketli olmanın kolay bir doğum ve sağlıklı bir bebek için önemli olduğunu, ama bazı hareketlerin de sakıncalı olabileceğini belirtiyorlar.


Ağır kaldırmak
Anne adaylarının yakınlarından en çok duyduğu sözlerden birinin de “ağır kaldırma” olduğunu söyleyebiliriz. Bunu söyleyenlerin haklılık payı yok değil. Ağır eşyaları tek başına kaldırmak bünyede sarsıntıya neden olacağından özellikle ilk 3 ayın ardından çok dikkat edilmesi gerekiyor. Ağır eşyalar itilip çekilmemeli, mutlaka yapılması gereken bir taşınma işlemi varsa yardımcı olacak biri gelene kadar hiçbir şekilde bu taşıma işi tek başına yapılmamalı. Anne adayları bir cismi kaldırırken, vücudun değişen ağırlık merkeziyle aynı hizaya getirmek için bebeğin (şişkin karnınızın) altında tutmaya çalışmalılar. Yeterince güçlü olduğundan emin olmadan hiçbir şeyi tek başına kaldırmamalılar.


Düşmeye sebep olabilecek sporlar
Hamilelik süresince futbol, basketbol gibi oyun esnasında sert darbelere maruz kalınabilecek sert sporlar kesinlikle önerilmiyor. Oyun esnasında karın bölgesine alınabilecek bir darbe bebeğin zarar görmesine neden olacağından hamilelik süresince yapılmaması gerekiyor. Bisiklete binmek, kayak yapmak gibi denge gerektiren sporlardan da kaçınmak gerekiyor. Özellikle hamileliğin ilk 3 ayından sonra bu tip sporları yaparken meydana gelebilecek düşmeler bebek için risk oluşturuyor.


Yükseğe uzanmak
Kadın olmak birçok rolü aynı anda hayata geçirmek anlamına geliyor; anne, eş, ev kadını, iş kadını, evlat, arkadaş vb… İster çalışsın ister çalışmasın ev işleri bir kadının hayatında büyük yer tutuyor. Risk faktörleri arasında da üst sıralarda yer alıyor. Özellikle ilk 6 aydan sonra anne adaylarının yüksek yerlere, sandalye veya merdivene çıkarak temizlik yapmaları, çamaşır, perde vb asmaları, pencere camlarını silmek için kendilerini zorlayıp uzanmaları ve yüksek raftan bir şey almaya çalışmaları oldukça riskli. Dizleri kırmadan direkt belden eğilerek iş yapmak, çok uzun süre çömelme pozisyonunda iş yapmak, yine çok eğilmeyi gerektiren işler ve uzun süre sandalyede oturmayı gerektiren işler yapılması da riskli olarak görülüyor.


Alışveriş yapmak
Eğer mutfak alışverişlerini siz yapıyorsanız hamileliğin 6. ayından sonra bu konuda eşinizden ya da evin diğer bireylerinden destek almanız gerekiyor. İsterseniz bir ihtiyaç listesi hazırlayıp eşinize verebilir ya da alışverişi birlikte yapıp siz ağır taşımamaya dikkat edebilirsiniz.

Kucakta çocuk taşımak
Anne adayının küçük çocuk ya da çocukları varsa hamilelik sürecini dinlenerek ya da az hareketle geçirmesi çok kolay olmayacaktır. Öncelikle evdeki küçük bireyin durumdan etkilenmemesi için, yeni gelecek bebeği mutlu ve huzurlu karşılaması için ilgi ihtiyacının tam olarak karşılanması büyük önem taşıyor. Bu, anne adayının çocuğuna daha fazla ilgi göstermesi anlamına geliyor. Ancak özellikle 6 aydan sonra var olan bebeğini mümkün olduğunca kucağına almaması, bebeğinin arkasından çok fazla koşturmaması da bebeğinin sağlığı açısından önemli!


Eğilmek
Eğilmekten kaynaklanan en büyük tehlike, sendeleme veya düşme riskini arttırması. Bu durum da bebek için risk faktörü. Eğilmek aynı zamanda mide üzerinde bir baskı oluşturarak, hamileliğin son dönemlerinde sık karşılaşılan bir problem olan mide ekşimesinin şiddetini artırabilir. Eğilmek durumunda kalırsanız şu noktalara özellikle dikkat edin; sırtınızı zorlayarak eğilmek yerine dizlerinizi yere koymayı unutmayın. Ayrıca, kalkarken mide ve karın kaslarını zorlamadan, ellerinizi, uyluklarınızı ve dizlerinizi kullanarak yavaşça kalkmanız gerekir.


İş hayatında hareket
Düşük ve erken doğum açısından yüksek riski olmayan anne adaylarının günlük ev işlerini yapmalarında ve eğer çalışıyorlarsa 32. haftaya kadar çalışmaya devam etmelerinde doktorları da onayladığı sürece herhangi bir sakınca yok. Yapılan araştırmalar, özellikle ruhsal stresi ve koşuşturmacası yüksek işlerin erken doğum riskini artırabildiğini belirtiyorlar. Uzmanlar, kadınların ağır kaldırma, çekme, itme, tırmanma ya da eğilme gibi hareketler gerektiren işleri; iş yoğunsa 20. haftadan, daha az yoğunsa 28. haftadan sonra yapmamalarını öneriyorlar.

Dengeyi bozacak hareketler
Hamilelik ilerledikçe anne adayının ağırlık merkezi önemli değişiklikler gösterir. Denge buna bağlı olarak hamilelik öncesi döneme göre daha zor sağlanır. Bu yüzden özellikle hamileliğin ikinci yarısından itibaren dengenizi daha kolay kaybedebileceğinizi aklınızdan çıkarmamalısınız. Ani ayağa kalkmak, tansiyonun aniden belirgin olarak düşmesine neden olabilir. Bu da dengenizi kaybedip düşmenize sebep olabilir. Yavaş yavaş ve bir yerden destek alarak kalkmalısınız.

32. hafta sonrası hareket
32. haftadan sonra mümkün olduğunca az hareket etmek gerekiyor. Vücudun giderek ağırlaşması ve bebeğin de büyümesine paralel olarak anne adayı da hareketlerini kontrol altında tutmalı ve mümkün olduğunca yavaş hareket etmelidir. Hamileler ev işlerini yaparken değişen fiziki yapıları ve ağırlaşan vücutları sebebiyle bebeğe zarar gelmemesi adına; toz alırken, yerleri temizlerken dizleri üzerinde durmalı yani belinden bükülerek eğilmemeli, bacaklardaki kan dolaşımını bozacağından, sürekli oturarak ya da sürekli ayakta durarak iş yapmamalı, oturdukları yerden kalkarken destek alarak kalkmalı.