Depresyon Belirtileri: Depresyonun 7 Belirtisi

depresyon belirtileri
depresyon belirtileri

Herkes bazen kendini üzgün hissedebilir. Ancak derin üzüntü ve umutsuzluk günlük hayatı zorlaştırıyorsa depresyonda olabilirsiniz. Depresyon uzun sürebilir. Hayatınız boyunca birçok kez depresyon yaşayabilirsiniz. Pekiyi depresyonda olduğunuzu nasıl anlarsınız? Depresyon belirtileri nelerdir? İşte depresyonda olduğunuzu gösteren 7 belirti.

Bilmeniz gereken ilk şey, depresyonun sadece üzgün veya yalnızlık hissetmekten ibaret olmadığıdır. İnsanlar olarak hepimiz ara sıra üzüntü ve yalnızlık sancıları yaşayabiliriz. Arada sırada, hayatımızda bizi kederlendirecek ve üzecek bir şeyler elbette olacak. Belki de iş hayatınızda bir şeyler gerçekten istediğiniz gibi gitmeyecek. Belki de çok yakın bir aile ferdinin kaybıyla uğraşmak zorunda kalacaksınız. Belki de içinde bulunduğunuz çok yakın ve samimi bir ilişkiyi bırakıp devam hayata etmekte zorlanacaksınız.

depresyon belirtileri
depresyon belirtileri

Bununla birlikte, yaşam kalitenizi ve günlük üretkenliğinizi bozacak kadar uzun süreli üzüntü ve çaresizlik dönemleri yaşadığınızı hissettiğinizde, depresyon yaşayabilirsiniz. Bu durum, silip atabileceğin bir şey değil. Depresyon, dünyadaki pek çok insanın hayatını mahvetmiş gerçek bir akıl hastalığıdır ve böyle bir hastalığı ciddiye almak her zaman önemlidir. Depresyona girdiğinizi hissediyorsanız, bu sorunu kabul etmeniz ve eğitimli bir profesyonelden yardım isteme cesaretini toplamanız çok önemlidir.

Depresyon Belirtileri

Tabii eğer depresyondaysanız ve bu ciddi bir durum haline gelmişse mutlaka bir psikoloğa başvurmalısınız. Böylece alanında uzman kişilerden yardım alarak onların gözetiminde çok daha iyi bir şekilde ilerleme kaydedebilirsiniz.

Bir şey yapmadığın halde çok şey yapmış gibi yorulmak

Depresyon belirtileri arasında en sık yaşanan belirti diyebiliriz. Eğer çalışıyorsanız ve izin gününüzde tüm günü yatarak ve film-dizi izleyerek geçirmişseniz muhtemelen ruhsal bir yorgunluk yaşıyorsunuz. İyice uyuyup uykunuzu almış, dinlenmişseniz ama buna rağmen kendinizi yorgun hissediyorsanız muhtemelen bu yorgunluk fiziksel değil ruhsal bir yorgunluktur. Muhtemelen diyoruz çünkü bazılarımız çok zor şartlarda çalışıyor ve bunun yorgunluğunu bir günde atamıyor olabilir. Bunun dışında fiziksel olarak değil ruhen yorgun ve bitkin hissediyorsanız depresyonda olma olasılığınız çok yüksek.

Normal şartlarda bir insanın yorgunluğunu gidermesi için ona 7-8 saatlik rahat bir uyku yetebilmektedir. Gün içinde onu yormayacak aktiviteler, hobilerine zaman ayırması ve sakin şeyler yapması onu dinlendirmeye yetecektir. Fakat böyle yapmanıza rağmen hala yorgun ve bitkin hissediyorsanız demek ki zihnininiz çok dolu ve ruhen rahatlayamıyorsunuz demektir. Ve bu rahatsızlık sizi depresyona sürükleyebilir.

Severek yaptığınız aktivitelerde isteksiz olmak

Kimi aktiviteler ilgimizi çekmez ve onlara karşı isteksiz olmamız gayet doğaldır. Fakat gerçekten sevdiğimiz bir aktiviteyi yapmayı istemiyorsak ya o aktiviteyi sevmekten vazgeçmişizdir ya da içimizdeki sıkıntı bunu yapmamızı engelliyordur.

Eğer sevmenize rağmen bazı hobilerinizi vaktiniz olsa dahi sırf isteksizliğinizden dolayı yapmıyorsanız, duygusal boşluğa sürükleniyor olma ihtimaliniz yüksek. Bizler sevdiğimiz şeyleri yaparak hayata bağlanmaya ve hayattan zevk almaya çalışırız. Hobilerimiz, yaptığımız aktiviteler ve işler bizi biz yapan şeylerdir.

Yemek Yeme Bozukluğu

Bir insan normalde çok yemek yiyorsa belki depresyonda iken daha az yemek yemeye başlar. Çünkü depresyon onda iştahsızlık etkisi yapar. Başka bir insan ise normalde yemek yeme alışkanlığı çok değilse bile depresyon onda fazla şeyler yeme isteği uyandırabilir. Kendini yemekten kısma veya sadece çikolata vb. şeyler veya başka tarz yemekler yeme isteği oluşuyorsa depresyonda olma olasılığı var demektir.

Uyku Problemi

Normal şartlarda geceleri erken uyuyan biriyseniz ve artık geceleri erken uyuyamıyorsanız… Aklınızdaki düşünceler sizi rahat bırakmayıp uykunuzu kaçırıyorsa… Veya onlara bir çözüm bulmak yerine başınıza gelenden dolayı şikayet edip kendinizi daha da kötüye sürüklüyorsanız… Sorunlara çözüm bulabileceğiniz halde o sorunların çözümüne değil sizde yaptığı kötü hissiyata odaklanıp; durumları düzelmeye değil de durumların daha ne kadar kötü olabileceğini düşünüp uykunuzdan ödün veriyorsanız… Depresyon eşiğinde olabilirsiniz. Bunun gibi, uykuda azlık yaşıyorsanız, istediğiniz saatte uyuyamıyor ve uyanamıyorsanız bunu bir an önce düzeltmelisiniz.

Peki ya depresyon sizde uykusuzluk değil fazla uyku hali yapıyorsa? Yani normalde size 7 saat uyku yetiyor ve artıyorken, 10 veya 11 saat uyuma isteğiniz oluşuyorsa… Veya 10 saat uyumanıza rağmen uyanınca tekrardan uykuya dalmak ve gözlerinizi sorumluluklarınıza, dertlerinize ve yaşadıklarınıza açmak istemiyorsanız… Aslında siz hayattan ve kendinizden biraz olsun kaçmaya çalışıyorsunuz demektir.

Eğer kendinizi uyku işine çok kaptırdıysanız… Bir şeyleri düşünmemek için kendinizi uykuya adıyorsanız… Veya artık düşüncelerinizin beyninizi kemirmesini durduramayıp geceleri uykusuz kalıyorsanız… Burada büyük bir sıkıntı var demektir. Uyku probleminiz yalnızca ruhsal yaşantınızı değil normal hayatınızı da çok etkileyecektir ve size bazı sağlık problemleri çıkartabilir. Bu yüzden çok geç olmadan yardım almanız sizin için iyi olacaktır.

Fazla Gülmek

Bu size garip gelebilir ve içinizden de gülen insan depresyonda olamaz çünkü gülmek mutluluğun sembolüdür diyebilirsiniz. Fazla gülmek de depresyon belirtileri arasında gösterilmektedir. Fakat bize ve uzmanların araştırmalarına göre, gülmek her zaman mutlu olduğumuzun sembolü olmuyor.

Bizler bazen insanların acılarımızı fark etmesini ve bize acımalarını istemeyiz. Kendi dertlerimizi kendi içimize kapatırız. Üzgün olsak da üzülmemiş gibi yapmaya çalışır ve hayatımıza devam ederiz. Kadınlar bu konuda çok daha iyidir. Sabaha kadar ağladıkları gecelerin sabahında, akan makyajı silip, kendilerine yeniden makyaj yapıp, hazırlanıp, sabaha kadar ağladıkları odadan gülümseyerek çıkabilirler. Ve gün içinde gülümsemeleri hiç eksik olmaz yüzlerinden. Peki bu mutlu oldukları için midir yoksa güçlü görünmek istedikleri için midir?

Bazen, acılarımızı belli etmenin, üzgünlüğümüzü dışa vurmanın güçsüzlük olduğuna inanırız. Bizi birilerinin teselli etmesini acizlik olarak algılayıp, yalnız başımıza üzülüp dışarıya belli etmeyiz. Ve bu belli etmemenin en iyi yolu gülümsememizdir. Çünkü insanlar üzgün birini gördükleri zaman yanlarına gidip ona neyinin olduğunu, iyi olup olmadığını sorarlar. Fakat tüm gün gülümseyen, gülen ve aktif olarak sohbetlere katılan bir insanın aslında çok mutsuz olduğu aklımıza gelmez. Çünkü kendisini tam göstermek istediği gibi gösterip, güzel gülümsemesinin ardına sığınmıştır.

Güzel gülümsemeleriniz yüzünüzden eksik olmasın fakat bunu gizlenmek için yapıyorsanız depresyondasınızdır. İnsanlardan gizlenmek, onlara açıklama yapmamak için veya güçsüz görünmekten korktuğunuz için bunu yapıyorsanız, bizce bunu yapmayın. Ağlamak güçsüzlük olmadığı gibi, ağlarken birinin sizin yanınızda olup sizi güldürmeye ve kafanızı dağıtmaya çalışması da güçsüzlük değildir. Bırakın sevgiliniz, dostunuz, aileniz veya yakın hissettiğiniz bir arkadaşınız sizin yanınızda olsun. Böylece içinizde birikmeyecek ve bu da sizi uzun bir depresyona sürüklemeyi engelleyecektir…

Hayata Karşı Olan Sinirlilik Hali

Normalde olaylara karşı aşırı derecede sinirlenen birisi değilseniz ve buna rağmen, son zamanlarda kendinizi sinirli ve huysuz hissediyorsanız; yaşadığınız olayların acısını hayattan çıkartmaya çalışıyorsunuz demektir. Ve bu da sizi depresyon çukuruna çekebilir. Depresyon belirtileri arasında hayata olan sinirlilik hali önemli bir yer tutmaktadır.

Hayat her zaman yüzümüze gülmeyebilir. Kötü şeyler yaşamış, işinizi, evinizi, dostunuzu, sevgilinizi, evcil hayvanınızı, itibarınızı, gururunuzu ve mutluluğunuzu kaybetmiş olabilirsiniz. Haksızlığa uğramış ve sesinizi çıkartamamış olabilirsiniz. Çok sevdiğiniz biriyle kavga etmiş ve haklı olmanıza rağmen tek kelime söyleyememiş olabilirsiniz. Ve bu söylemediğiniz şeyleri gecelerce düşünüp ah keşke orda ona şunu söyleseydim diye cümleler kuruyor olabilirsiniz.

Farkında olmadan, yaşadığınız bu durumlara, söyleyemediğiniz sözlere, savunamadığınız benliğinize karşı suçluluk duyarsınız ve bu sizde sinirlilik hali yapar. İçinizde bunlar yığın olurcasına eklenir, eklenir…

Daha sonraysa kahvenin neden az şekeri olduğuna, trafiğin neden bu kadar yorucu olduğuna bile aşırı sinirli tepkiler vermeye başlarsınız. Oysa ki o kahve birçok kez şekersiz olmuştur ve bu normalde pek önemli değildir. O trafik yıllardır her gün öyle yoğundur. Fakat o yollardan müzik dinleyerek, trafiği sorun etmeden çok sakin ve huzurlu olarak geçmişsinizdir. Sizi rahatsız eden her zamanki bu trafiğin yoğunluğu değil, içinizdeki duyguların yoğunluğudur aslında.

O gün kızdığımız şey aslında içimizdeki huzursuzluğun dışavurumudur. Ve içimizde biriktirdiğimiz şeyler bizi sinirli bir insan haline getirir. Bu birikmeler arttıkça da depresyon ile aramızdaki mesafe gittikçe azalır.

Durdurulamayan Olumsuz Düşünceler

Bazen aklımızdan geçen cümleler o kadar yoğun bir hal alır ki onları değiştirmek veya durdurmak imkansızlaşır. Olmayan şeylere kafa yorar, acaba böyle olsaydı ne kadar kötü olurdu gibi düşünür, sanki öyle olmuş gibi kötü hissetmeye başlarız.

Normalde çok iyi olduğumuz bir işi yaparken, ya başaramazsam diye düşünmeye başlayıp; ardından aklınıza birçok olumsuz düşünce getiriyorsanız, muhtemelen düşündüğünüz başınıza gelecektir. Hatta daha sonra ise ben böyle olacağını hissetmiştim diye düşünüp, kendinizi derin olumsuzlukların içine atacaksınız. Kötü şeyler düşünürseniz başınıza mutlaka kötü şeyler gelecektir. Aslında buradan “İyi düşün iyi olsun” cümlesinin yanlış veya gereksiz bir cümle olmadığını anlayabilirsiniz.

İyi olduğunuz işleri yaparken bile aklınıza yapamayacağınızı getiriyorsanız muhtemelen özgüveniniz kırılmıştır. Özgüveninizi kıran durumu bir an önce içinizde halletmeli ve olduğunuzdan daha cesur bir şekilde işinize odaklanıp, olumsuz düşünceleri aklınıza getirmemelisiniz. Kendinizle alakalı bir şeye olan inancınız arttıkça kendi gücünüze olan inancınız da artacaktır. Ve kendi gücünüze inanırsanız, yapamayacağınız bir iş veya değiştiremediğiniz olumsuz bir düşünceniz kalmayacaktır.

Fakat siz aslında yapabileceğiniz bir işte bile yapamayacağınız kanısına inanırsanız olumsuz düşünceleri üstünüze çekeceksiniz ve onlardan uzun süre kurtulamayacaksınız. Bu da kendinize olan inancınızı azaltacak, başarı seviyenizi düşürecek, sizi mutsuz edecek ve enerjinizi kaybetmenizi, aklınızdaki düşüncelerin esiri olmanızı sağlayacaktır. Bu da sizi depresyona yaklaştıracak önemli bir etkendir.

Eğer burada maddeler halinde yazılı olan depresyon belirtileri size çok yakın geliyorsa… Veya bu depresyon belirtileri kendinizi duygusal olarak boşlukta hissetmenizi sağlıyorlarsa… Depresyonda olduğunuzu düşünüyorsanız, psikoloğa başvurmanız sizin için çok daha iyi olacaktır.

İnternet siteleri sizin sorununuzu çözemez veya size hiçbir zaman tam yolu gösteremez. Bu nedenle uzmanlardan yardım almanız ruhsal sağlığınızı koruyacaktır. Aynı zamanda depresyonda olmasanız dahi böyle bir eğiliminiz varsa yani o sınırdaysanız sizin o sınırdan geri dönmenizi sağlayacaklardır.