Büyük Markaların ilginç Pazarlama Stratejileri

Bütün dünya reklam ve pazarlama üzerine döner. Her şey… Politika, yeme, içme, yaşama… Her şey… Sonuç olarak bizler de bu sistemin bir parçasıyız. Bugüne kadar öğrendiğimiz, klasik reklam ve pazarlama hikayelerini sizlerle paylaşmak istiyoruz. Hemen başlayalım.

AVM’ler…

Ne mağazaların içine ne de koridorlara… çünkü sizin oraya girdikten sonra zaman algınızı kaybetmeniz ve saatin nasıl geçtiğini anlamamanızı isterler. Bu nedenle hiçbir AVM saat kullanmaz.

AVM’ler asla güneş ışığı almaz…

İçerisi tamamen aydınlatılmıştır. Ama içeridekiler gündüz mü olduğunu gece mi olduğunu asla anlayamazlar. Bu da yine aynı şekilde; zamanın nasıl geçtiğini anlamayın diye bütün bina asla gün ışığı almaz.

Hızlı tüketim ürünleri satılan mağazalarda hızlı müzik çalar…

Hızlı ol! Beğen! Karar ver! Al! Çık! bu kadar… Ve daha az düşünmenizi sağlarlar. Mağazaya gir dolaş ve çık. 5 dk. sürsün, en fazla 10 dk. sürsün isterler. Beğenip beğenmediğinizin bir önemi yoktur. İşine yarayıp yaramadığını düşünme isterler…

Bazı mağazaların kapıları sonuna kadar açıktır. İstediğiniz gibi girersiniz. Bu ne demektir? “Kapım herkese açık”, “Her kesimden insana açık”, “Ben ucuz bir markayım”, “Ben herkesin tüketebileceği bir markayım” demektir. Fakat bazı markaların kapıları kapalıdır. İttirmeniz ve öyle girmeniz gerekir. Bu mağazanın kapasının kapalı olmasının anlamı ise. “Dur bir daha düşün”, “Ben herkese uygun bir marka değilim” demektir.

Bütün marka ve reklam stratejileri aslında ilkel insana bakarak hazırlanır. Bizde bir kıtlık psikolojisi vardır. Çünkü insanoğlu zamanında çok büyük kıtlıklar yaşamış. Ve tekrar bir kıtlığın içerisine girmek istemezler. Bunun adı kıtlık korkusudur. Eksik kalma korkusudur. Hayatta kalamama korkusudur. Sosyalleşememe korkusudur. Yani markalar bu psikolojiyi çok iyi kullanırlar.

Bunlardan bir tanesine örnek verelim. m&m’s şekerleri. Türkiye’de çok popüler olmasa da dünyada çok popüler bir şekerdir. Bonibona benzeyen bir şeker. Diyorlar ki “bizim masraflarımızı kısmamız gerekiyor. Durumumuz biraz kötüleşti. O nedenle mavi şeker üretemiyoruz. Mavi şekeri kaldırdık, diğer renkler duruyor ama maviyi üretmeyeceğiz”. Bu haber bütün gazetelere manşet olarak giriyor. “Mavi şeker yok! Mavi şeker kaldırıldı! Son mavi şekerli paketler!” gibi…

İnsanlar çılgınlar gibi son mavi şekerli paketleri almak için marketlere koşuyorlar. O noktaya geliyor ki mavi şekerli paketler karaborsaya düşüyor. Mavi şekerli paketler normal fiyatının üzerinde satmaya başlıyorlar. Diğer renkler yine aynı fiyattan satılmaya devam ediyor. Halk mavi şekerleri geri istemeye başladıktan sonra m&m’s genel müdürü açıklama yapıyor ve mavi şekerleri tekrar üretileceğini söylüyor. Böylece marka amacına ulaşmış ve satış rakamlarını fazlasıyla yükseltmeyi başarmıştır.

Coco-Cola ve Apple, bütün reklam ve pazarlama okullarında gösterilen markalardır. Peki Coca-Cola rakip olarak kimi görüyor. Pepsi’yi mi? Tabiki hayır. Coca-Cola’nın kendine tek rakip olarak gördüğü şey su ve çay…

Ve Apple…

Hiç Apple mağazasına gittiniz mi? Zorlu center’da kocaman bir Apple mağazası var. Apple mağazasında çalışan insanlara ne deniyor biliyor musunuz? “Dahi” deniyor… Aslına bakarsanız bir satış görevlisi nihayetinde. Apple diyor ki ben bir topluluğum. Apple ürünleri alırsan bu topluluğa dahil olursun. Ürün değil konusu… Tamamen topluluk.

Apple şöyle bir fark oluşturdu. Dünyanın ve insanların ne kadar bencilleştiğinin farkındaydı. Herkesin tek derdinin kendisi olduğunu çok iyi biliyordu. O yüzden ne yaptı iPod, iPhone, iMac…

Bir de Spice Girls diye grup vardı önceside. Bu grup Pepsi işbirliği ile oluşturulmuş bir gruptu. O yüzden birden çıktı ve birden bitti.

Kıtlık psikolojine karşı biraz uyanık olunması gerektiğini hatırlamakta fayda var. Zamanımızda halen yapılmakta. Bu yöntem halen işe yarar bir yöntem olarak kullanılmaya devam ediyor.