Blog yazarak para nasıl kazanılır? (2019 için ücretsiz rehber)

Blog yazarak para nasıl kazanıldığına dair bir çok kaynak bulabilirsiniz. Ancak burada anlatılanlar diğerlerinden oldukça farklı.

Bu yazıda, yeni başlayanlar için adım adım anlatacağım. Hadi başlayalım…

Blog yazarak para nasıl kazanılır? (Yeni başlayanlar için adım adım 2019 rehberi)

Sıfırdan başlıyorsanız ve bu konuda destek alabileceğiniz bir çevreniz de yoksa eğer, merak etmez misiniz? Blog yazarak para kazanmanız mantıklı mı?

Bu konuda Bloglar nasıl para kazanıyor? Reklam mı veriyorlar yoksa başka birşeyler mi var?

İşte size bu sürecin nasıl işlediğinizi adım adım anlatacağım.

1. Faydalı bir Blog konusu seç

Kalp şeklinde karpuzlar üreterek dünyanın en önde gelen uzmanı olabilir, her sabah büyük bir tutkuyla, insanları kalp şeklindeki karpuzun farklılığı konusunda eğitmek için uyanabilir ve başınıza ağrılar girene kadar, gözleriniz kızarana kadar gecelere hatta sabahlara kadar çalışabilirsiniz.

Bir Blog yazmak içinde aynı taktikleri kullanabilirsiniz.

Başka bir zaman yazma şansınız olmayacak.

İşte nedeni:

  • Çünkü sizden başka hiç kimse bu kalp şeklindeki karpuzları umursamayacak.
  • Çünkü umurlarında olsa bile, hiç para harcamak istemeyeceklerdir.

Başka bir deyişle, bir şeyler satın alan geniş bir kitleye ihtiyacınız var. Bu kitle olmazsa başka hiçbir şeyin önemi olmayacak.

Blog yazarlarının birçok farklı şey satın aldıklarını fark ettim.

  • WordPress Hosting
  • Online İşletme Eğitimi
  • E-posta Servis Sağlayıcısı
  • WordPress Temaları

Aslında, bu kategorilerin çoğunda yüksek miktarlarda gelir elde eden şirketler var. Aynı zamanda milyonlarca kişiyle birlikte büyüyen bir sektör.

2. İçerik üretme yeteneklerinizi geliştirin

Blog yazarlarının çoğu oturup “Bugün ne yazacağım?” diye kara kara düşünürler. Bazı düşünceleri not eder, özgün ve eğlenceli olmak için ellerinden geleni yaparlar. Disiplinli kalırlarsa, birkaç ay bile buldukları düşünceye bağlı kalabilirler.

Bu durum neredeyse hiç işe yaramaz. İşte bunun birkaç nedeni:

  • Söylemek istediğin, başkalarının okumak istediği şey değil.
  • Bu konuda şimdiye kadar yayınlanan en iyi içerik değil.

Bu senin hatan değil. Bugüne kadar, hiç kimse size bu ihtimallerden bahsetmedi. Sen sadece farklı şeyler yazıp yayınlaman gerektiğini düşündün.

Gerçek şu ki, iyi fikirlere ve güçlü sözlere sahip olmak yeterli değildir. En iyi içeriği oluşturmalısınız.

Hangi içeriğinizin – yazma kararı aldığınız Blog konuları içinde – popüler olduğunu bilirsiniz ve yalnızca bu konular hakkında yazarsınız. Bu durumda içeriğiniz, okuyucuya bu konuda yayınlanan diğer yayınlardan daha fazla değer sunar.

Muhtemelen “Kulağa zor geliyor” diye düşünebilirsin.

Kendi bloguma başlamadan önce kişisel olarak yaklaşık üç yıl boyunca diğer siteler için yazarak becerilerimi geliştirdim. O kadar uzun sürmek zorunda değil tabi. Biraz mükemmeliyetçi yapıda iseniz bu işinizi biraz kolaylaştırabilir.

Yani Blog yazarak para nasıl kazanacağını merak ediyor musun?

Çok iyi bir Blog yazarı ol!

Şimdi gelelim bir sonraki adıma.

3. Nereden trafik alacağını iyi belirle

Yeni başlayanlar için trafik almak terimi biraz kafa karıştırıcıdır.

İçeriğiniz için hemen hemen tüm trafik Google’dan veya Facebook’tan geliyor. Trafik kaynaklarının geri kalanı bu ikisi ile rekabet etmeye bile yaklaşmıyor.

Peki, bu sitelerden trafik göndermelerini nasıl sağlarsınız?

İlk seçenek bunun için bir ödeme yapabilirsiniz. Çünkü onlar bunu seviyor.

Para kazanmak için nasıl Blog oluşturacağınızı araştırıyorsunuz, çünkü trafik almak için ödeme yapmak istemiyorsunuz. Bedava olmasını kim istemez ki, değil mi?

Peki, şunu hayal edelim:

Yazmayı düşündüğünüz Blog hakkında tüm yazarların trafik için rekabet ettiği bir alan var. Bu durumda yendiğiniz diğer rakiplerin sayısı, aldığınız trafik miktarını belirler.

Başka bir deyişle, trafik almak bir spor gibidir.

  • Kazananlar var, kaybedenler de var.
  • İyi olmak için kendini geliştirmek zorundasın.
  • Rakiplerini incelemelisin.

Arama Motoru Optimizasyonu (SEO) ve Facebook’u duymayanımız kalmadı. Her ikisinde de uzmanlaşarak pratik kazanmak mümkündür. Birkaç ay süren çalışma sonra oldukça iyi trafik almaya başlayabilirsiniz.

Hangisine odaklanmalısınız?

İşte size rehberlik edecek iki soru:

  • Yazmak istediğiniz konu, arkadaşlarınızın ve ailenizin düzenli olarak Facebook’ta konuştuğu bir şey mi? Örnek: evcil hayvanlar, ebeveynlik, kişisel gelişim ve sağlık gibi. Eğer öyleyse, viral trafik sporunu oynamaya odaklanın.
  • Veya seçtiğiniz konu, insanların Google’da aktif olarak bilgi aradığı bir şey mi? Örnek: ürün incelemeleri, bir uzmana soracağı özel sorular, nasıl yapılır bilgisi gibi. Öyleyse, SEO’ya odaklanın.

İsterseniz ikisini birden yapabilirsiniz, ancak çoğu zaman biri veya diğeri baskın olacaktır. Bu durumda hangisinin baskın olduğuna odaklanın.

Gerçek şu ki, Facebook’u hemen hemen görmezden geliyoruz.

Sporların eğlenceli olmasının nedeni budur. Kimin kazanacağını asla bilemezsiniz.

4. E-posta listenizi açılır pencerelerle büyütün

Muhtemelen, açılır pencereleri büyük bir sıkıntı olarak görüyorsunuz.

Sizden adınız, e-posta adresiniz ve telefon numaranız gibi hassas bilgileri teslim etmenizi istiyorlar. Bazen aynı sitede birden fazla pop-up’la uğraşmak zorunda kalırsınız ve bu durum sizi endişeli hissetmenizi sağlar.

Bence sinirlenmeye hakkınız var. Ama asıl iş burada… Paranın geldiği yer orası çünkü. Açıkçası, e-posta listenizi büyütmek en önemli önceliktir.

Bir ziyaretçi sitenize gelirse ve e-posta adresini size vermezse, geri dönüş şansları neredeyse sıfırdır. Onlara yardım etmek için asla başka bir fırsatın olmayacak.

Ve unutmayın, bu aşırı derecede saldırgan olmanız gerektiği anlamına gelmez. Ama onları kesinlikle kullanmalısın.

5. Ortaklık teklifleriyle para kazanmaya başlayın

Yani, karlı bir alanda faaliyet gösteriyorsunuz, trafik ve e-posta listeniz de var. Peki sıradaki ne?

Birçok Blog yazarı hemen bir kurs, kitap veya bir tür topluluk oluşturmaya atlıyor, ama bence bu bir hata. Bir şeyler satmaya başlamadan önce, bu şeylerin insanların almak istedikleri şeyler olduğuna dair somut kanıtlara ihtiyacınız var. Aksi takdirde, kimsenin istemediği bir ürünü itelemeye çalışırken hayatınızın aylarını hatta yıllarını boşa harcama riskiyle karşı karşıya kalırsınız.

Bu kanıtı elde etmenin en basit yolu:

Ortaklık teklifleri.

Hedef kitlenizin diğer insanlardan ne satın aldığını görünce, sizden ne almak isteyebileceklerini daha iyi anlayabilirsiniz. Bir ürünü tanıtıyor ve iyi bir geri dönüşüm elde ediyorsanız, benzer bir ürün oluşturmayı düşünebilirsiniz. İyi dönüşüm sağlamıyorsa, muhtemelen devam etmemelisiniz.

6. Kendine ait özgün bir teknik geliştir

Kendi ürün veya hizmetlerinizi piyasaya sürmeyi düşünmeden önce, anlamanız gereken önemli bir nokta var:

Herhangi bir kişi bir şey satın aldığında, şuanda bulundukları noktadan (A noktası) olmak istedikleri noktaya (B noktası) geçiş yapmayı bekler. Örneğin, pizza almadan önce, açlık duyduğumuz o anki durum (A noktası) ve pizzayı yedikten sonra aldığımız o doygunluk hissi (B noktası) gibi…

Müşteri B noktasına ulaşamazsa, genellikle deneyimi bir başarısızlık olarak görür.

Peki bu geçişi sağlamanız için rakiplerinizden daha iyi olmanızı sağlayacak şey nedir?

Açık olmak gerekirse… Bazen tek ihtiyacınız olan tek şey (yani 30 dakika veya daha kısa sürede taze ve sıcak bir pizza servis etmek gibi) rakiplerinizden çok daha yetenekli olduğunuzdan emin olmanızdır.