Sonbaharda gezilecek muhteşem güzellikte 14 yer

Yaz mevsiminde tatil yapamadım diye üzülmene gerek yok. Sonbaharda da tatil yapılır mı demeyin. Sonbaharın daha az kalabalık oluşu, serinleyen hava ve daha ekonomik hale gelen oteller ile sonbaharda gidilecek yerler hiç de az değil.

Türkiye’nin en güzel noktalarından seçtiğimiz bu yerlere bir göz atmanızı tavsiye ederiz.

1. Polenezköy

İstanbul’a bağlı Polonezköy temiz, ferah ve rahatlatıcı havası, doğal güzellikleri ve özellikle kirazıyla tanınır. İstanbul’un yanı başındaki Polenezköy’de çok güzel mekanlar ve yemekler de bulabilirsiniz. Bu güzergahta ağaçlar içinde çok güzel oteller, “kendin pişir kendin ye” mekanları, yürüyüş yolları, at binmeyi sevenler için çiftlikler, ormanlar yer alıyor. Yolculuğunuz sırasında yeşilin her tonunu görebilir, kestane ve ıhlamur ağaçlarının ön planda olduğu Saklıköy’e doğru gidebilirsin.

2. Ağva

Bir yanında Yeşilçay, diğer yanında Göksu dereleri ile yeşilin birçok tonunu içinde barındıran Ağva, her ne kadar İstanbul’la iç içe olsa da doğallığından hala bir şey kaybetmemiş. Şehir dışından gelenlerin konaklayabileceği tesislerin de mevcut olduğu bölgede, bisiklet kiralayabilir, yürüyüş parkurlarında terkking yapabilirsin. Ağva’da bulunan restorantlar eşsiz lezzetteki yemekleri keşfetmek için oldukça güzel.

3. Yuvacık

hiveminer

İzmit sınırları içinde yer alan bölge kendine has yemekleriyle doğa severlere ev sahipliği yapıyor. Yuvacık’da akan şelaleler üzerine kurulan masalarda balık yemenin tadına varırken, nehir boyunca yürüyüş keyfi yaşayabilirsin. Yemyeşil ormanlarında kuş sesleri arasında huzur bulabileceğiniz mekan İstanbul’a sadece 150 km uzaklıkta.

4. Abant Gölü

Doğanın bütün güzelliklerini içinde barındıran Abant, şehir karmaşasından sıkılıp kaçmak isteyenler için muhteşem bir tatil yöresi. İster aracınızı parkedip faytonla gezmeye başlayın, isterseniz önce yemeğinizi yiyip yürüyüşe çıkın. Ya da kitabınızı alıp göl kenarına yerleşin. Bolu Dağı’na çıkarken yol boyunca et ızgara türü lokanta ve restoranlara sıklıkla rastlanıyor. Bunun yanısıra gölün üzerinde mangalda sucuk oldukça keyifli. Abant’ta şehit dışından gelenlerin konaklayabileceği tesisler de mevcut.

Güzel bir Abant Gölü turu yapmak için 12 neden

5. Alaçatı

garenta

Alaçatı yazın en popüler mekanlarından biri. Eylül ayının gelmesiyle birlikte bu güzel Ege kasabası, sakin bir beldeye dönüşüyor. Arnavut kaldırımlı sokaklar, cumbalı taş binalar, yel değirmenleri ve rüzgar güllerinin tadını çıkarmak için sonbahar aylarından daha iyi zaman bulunamaz. Tarihi dokusu talana uğramamış bu şirin kasabada Ege yemeklerinin tadına varabilirsin.

6. Assos

gezimanya

Assos antik kentinin kalıntılarının bulunduğu Behramkale, tarihi Osmanlı’ya dayanan eski bir köy… Sit alanı ilan edilen Behramkale’nin sokaklarından yürümek insanda sanki yüzyıllar öncesindeymiş hissi uyandırıyor.

Konaklama için köy içindeki otel ve pansiyonları tercih edebilirsin. Ege lezzetlerinin tamamını keşfetme imkanı bulabileceğiniz Behramkale’de Hüdavendigar Camii ve köprüsü Behramkala’de görülmesi gereken yerler arasında.

7. Cunda

Eylül ayı Cunda’nın en sakin zamanlarından biri. Temmuz ve Ağustos’un yoğunluğunu muhteşem sessizliğe bırakıyor. Adada günün çeşitli saatlerinde düzenlenen tekne turlarına katılarak bilinmeyen güzelliklere yolculuk yapabilirsiniz. Ahtapot salatası, deniz börülcesi, kabak çiçeği dolması ve favam, Cunda’da tadına bakmanız gereken lezzetler arasında. Aşıklar Tepesi’ne çıkmadan, ada çayı içmeden, lokma tatlısı yemeden ve bol bol fotoğraf çekmeden Cunda’dan dönmeyin.

8. Kaz Dağları

Çanakkale ve Balıkesir sınırları içinde yer alan Kaz Dağları’nın en alçak yeri Edremit Körfezi’nin kuzey kıyıları, en yüksek yeri de 1774 metrelik Karataş Tepesi. Yani bölgeye gittiğinizde hem deniz, hem de orman manzarası bulacaksınız. Ege’de kışın yaprak döken ağaçların bol olması, sonbaharı rengarenk sevenler için bir avantaj. Tertemiz akan şelalelerin ardında kalan, sarı ve turuncu yapraklarla donanmış ağaçlarla karşılaşmak hoşunuza gideceğine eminim. Küçükkuyu, Akçay, Altınoluk ve Güre gibi denize kıyısı olan bölgelerde konaklamanız mümkün.

9. Bozcaada

Sessiz sakin bir tatil arayanlardansanız Bozcada sizin için alternatif bir seçenek olabilir. Adayı bu mevsimde özel kılan Eylül ayındaki Bağbozumu Şenlikleri. Festivalde ziyaretçiler traktörlere binip, işçilerle birlikte bağlara giderek üzüm toplamanın inceliklerini öğreniyor. En yakın havaalanının 56 km mesafede olduğu adaya, yolculuğun bir kısmı feribotla olmak üzere otobüsle ya da özel arabanızla ulaşabilirsiniz. Bozcada’da konaklamak için bağ evleri, konuk evleri ve uygun fiyatlı pansiyonlar mevcut. Hareketli bir gece hayatının aksine sakin mekanlara sahip olan ada Ege mutfağına özgü yemekler ağırlıkta. Domates reçeli, cam objeler, bez bebekler, özel tasarım takılar Bozcaada’da alabileceğiniz ürünler arasında…

10. Gökçeada

oburbalık

Türkiye’nin en büyük adalarından biri olan Gökçeada yaz aylarında tatilciler tarafından yoğun ilgi görüyor. İstanbul’a 350 km mesafede bulunan adaya ulaşım Kabatepe’ye kadar karayolu ile sonrasında ise ferbiot ile sağlanıyor.

Adada konaklama için uygun fiyatlı pansiyon ve moteller mevcut. Kaleköy, Tepeköy Çınaraltı, Yıldız Koyu, Marmaros Şelalesi, Mavi Koy, Gizli Liman, Eski Bademli, Peynir Kayalıkları, Aşıklar Koyu Gökçeada’da görülmesi gereken yerler arasında. Kalaköy’deki kayalıklara oturup gün batımını seyretmeden, oğlak tandır ve kuzu kapamanın tadına bakmadan, sakızlı muhallebi yemeden, dibek kahvesi içmeden Gökçeada’dan dönmeyin.

11. Kapadokya

kapadokyadayım

Eylül ayının insanı çektiği yerlerin başını Kapadokya çekiyor çünkü sonbahara özgü renkler, peri bacaları ile birleşerek harika manzaralar oluşturuyor. Sabah serinliğinde balonla tur atarak başka hiçbir yerde göremeyeceğiniz bu coğrafyayı kuş bakışı seyretmek, hayattan alınabilecek nadir zevklerden biri. Sadece bu da değil. Kızıl Çukur’da yürüyüş yapmak, güneşin batışını seyretmek, eski bir Rum mahallesi olan Sinasos ya da şimdiki adıyla Mustafapaşa’da bir yemek yiyip, aralarında Asmalı Konak dizisinin çekildiği Old Greek House’un da bulunduğu tarihi taş evleri görmek de bu gezinin güzel anlarından biri.

12. Karagöl

DHA

Türkiye’nin en yüksek dördüncü dağı olan Kaçkarlar, Karadeniz kıyılarından itibaren yükselmeye başlıyor. Görkemli zirveler, şelaleler, berrak göller ve zengin bitki örtüsü ile eşsiz bir sonbahar manzarasını burada yakalayabilirsin. Sislerin ardında kalan dağlarla karşılaşacaksınız. Kaçkarlar’a, Artvin-Yusufeli ve Rize-Çamlıhemşin’den ulaşabilirsiniz.

13. Çamlıhemşin

Karadeniz’in tadını çıkarabileceğiniz bir başka yer de Çamlıhemşin. Rize’ye bağlı ilçe Eylül ayında oksijen solumak ve kurak bir yazın ardından suya yakın olmak isteyenlere hitap ediyor. Sonbaharda sarı ve yeşilin bin bir çeşit tonuyla benzersiz bir görüntüye kavuşan ormanların içinde yürümek, trekking yapmak, Ayder Yaylası’nda dolaşmak için çok iyi bir zaman. Bölgede kalınabilecek küçük ve güzel pansiyonlar var.

14. Mardin

neredekal

Sonbahar, Mardin’i keşfe çıkmak için harika bir zaman. Tarihi şehrin dar ve yokuşlu ara sokaklarında gezmek, Deyrulzafaran Manastırı’nı görmek, Mardin Çarşısı’nın büyüleyici atmosferinde kaybolmak, Kasımiye Medresesi’nde güneşin batışını seyretmek. Mardin’e gidenler, doğu mutfağının lezzetlerini de tadabilir. Kuzu budundan içine badem ve sarımsak doldurularak yapılan dobo ve ekşili erik yahnisini tatmalısınız.